Anneannemde bir torun olarak ilk fark ettiğim şey arkadaşca bir anneanne oluşu. Onunla bilardo da oynayabilirsiniz, oturup elişi de yapabilirsiniz, mukabeleye de gidebilirsiniz. Annemin anneanneliği ise biraz daha mesaj kaygılı. Çok okuyan, sohbetlere katılarak dini yönünü kuvvetlendiren, Ezan, Namaz ve Kuran’ ı dini hikayelerle, kıssalarla torunlarına onların anlayabileceği dille aktaran bir anneanne. Torunlarının bilirkişisi!
Arkadaşlarımın anneanneliğine gelince artık onların başka bir boyuta geçtiklerini, konularımızın farklılaştığını görüyorum. Ve benim anneanne olmadan onlarla konuşup anlaşabilmemin artık pek mümkün olmayacağını. Onlar her karşılaşmamızda, yüzlerinde kocaman bir anneanne tebessümü ile torunlarını anlatırlarken boş bakışlarımı nereye çevireceğimi bilemiyorum. Hepsinde gördüğüm ortak nokta ise yüzde yüz torunlarından yana aldıkları ve hiç saklama gereği duymadıkları sevgi dolu tavırları.
Ve beklenen haber geldi. Kızım mart ayı sonuna doğru “Anne” olacak. Yetmiyormuş gibi beni de “Anneanne” yapacak:))
Haberi ilk duyan aile üyelerinden biri olarak doğrusu öncelikle olaya yakın olmaktan çok mutlu olduğumu söyleyebilirim. Paylaşılabilecek ve paylaştıkça çoğalacak daha başka bir şey yok bir bebek müjdesinden. Aile içinde alınabilecek haberlerin en güzelini duyduğunuz andan itibaren, yılların tükettiği hayat depolarınıza taptaze bir enerji dolduğunu hissediyorsunuz. Gerçekten de “Doğan her bebeğin Allah’ ın c.c dünyadan ve insandan ümidini kesmediğine” dair söylenen sözün doğruluğunu tüm varlığınızla onaylıyorsunuz.
Bununla beraber kendi çocuklarınızı doğururken hissetmediğiniz şeyleri daha doğrusu annenizin o günlerde neler hissettiğini çok iyi anlıyorsunuz. Kendi çocuğunuzu doğurmanın, çocuğunuzun doğurmasından kesinlikle daha kolay olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Belki de torun sevgisinin ikiye katlandığı nokta tam da bu noktadır.
Her annenin kızı için aynı şeyi hissettiğini düşünmüşümdür her zaman. Günü gelip, anne adayı olduğunda çekeceği doğum sancılarını düşünerek üzülmeye başladığım an, doğumdan sonra kızımın kundaklar içerisinde kucağıma verildiği o andı. Şimdi o da bir kız bebek bekliyor. Ben kızımın kızı için neler hissedeceğini çok iyi bilmeme rağmen, kendimin bir anneanne olarak kızımın kızı için neler hissedeceğimi hiç bilemiyorum. Bu durum beni biraz tedirgin etmekle beraber, tatlı tatlı da heyecanlandırıyor. Çok uzaklardan gelen, çok seveceğim bir misafiri sabırsızlıkla beklemekteyim.
Anneannelik ile ilgili bazı yazılar okuyorum. Anneanne olmuş kadınlar taze anneanne adaylarına yapmamaları gereken davranışlardan bahsediyorlar. Hepsini torunum doğduğunda anneannelik pratiği yaparken daha iyi anlayıp değerlendireceğimi düşünerek okuyorum, okuyorum… İnşallah O’ nu kucağıma aldığımda herşeyi unutmam. Ama anladığım kadarıyla bir “Anneanne” olarak buna bir parçacık hakkım var:))
Yaşasın Anneannelik:))
