20 Aralık 2012 Perşembe

Minik gece kaçağı!



“Çok üstünü açıyordu. O yüzden annesi ayrı anneannesi ayrı odasına uğrayıp üstünü örtüyorlardı gecede birkaç kez. Babası yurt dışına gittiği için kızının ve torununun yanında kalmaya gelmişti anneanne. O gece de minik torununun üzerini örtmek için kalktı yatağından. Yavaşça aralık duran kapıyı açıp bebeğin yattığı yatağa baktı üstünü açıp açmadığını görmek için. O da nesi yatak boştu! Herhalde annesi yanına aldı diyerek bu sefer annenin odasına yöneldi. Yoktu! Kendi kendine “Allah Allaah!” diyerek tekrar bebeğin yattığı yere döndü hafif paniklemiş bir halde. Gecenin bir vaktinde yatağında mışıl mışıl uyuması gereken torununu arıyordu. Karanlıkta görememişimdir belki diye gözlerini sonuna kadar açarak baktı tekrar tekrar. Yorganın kıvrımlarına eli ile dokundu anlamsız anlamsız. Yoktu! Kalbi küt küt atmaya başlamıştı! Hiçbir şey düşünemiyordu! Hızlı adımlarla kızının odasına gidip derin derin uyumakta olan kızına seslendi sakin olmaya çalışarak. Kontrol edemediği kelimelerle “Çocuk yatağında yok!” dediği anda genç anne yatağından fırladı. Sendeleyen adımlarla “Ne diyosun anne ya!” diye söylenerek çocuğun odasına koştu. Yatak boştu! Birbirlerine baktılar endişe ve şaşkınlıkla! Genç anne saçlarını ellerinin arasına alıp başını hafifce çevirdiği anda; “A- işte orada!” dedi. Salonun bir köşesinde duvara yaslanmış bebeği kucağında öylece durmuş anneannesi ve annesinin koridorda oradan oraya koşuşturmasını izliyordu sessiz sessiz minik gece kaçağı!:) "Sıcaklamış bu galiba; taşın üzerine oturduğuna göre" diye doğruluğundan emin olamadığı bir şeyler söyledi kendi kendine. "Belki de rüya gördü, uykusu kaçtı!". Bebeğini kucakladığı gibi yatak odasının yolunu tuttular birlikte... Anneanne karmakarışık duygulardan feraha çıkmanın verdiği rahatlıkla minik torununun az önceki halinin yanı sıra kızı ile kendisinin şaşkın hallerine katılarak gülmemek için kendini tuta tuta odasına girdi. O da tam da torununun yaşlarındayken divanın altına saklanıp  orada mışıl mışıl uyuyakaldığı için annesinin ödünü kopartmıştı ortalıktan kaybolarak…Tarih öyle bir tekerrür ediyordu ki sormayın gitsin…”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder